22 Mart 2008 Cumartesi

CONNECTing people

Kerestecilikten plastik ve kablo üreticiliğine, oradan da mobil cihaz markası olmaya evrilen Nokia, markalaşma konusundaki en ilginç örneklerden biri.

Cep telefonunda pazar payı liderliğini koruyan marka, lider kalabilmek için zamanı iyi okumanın önemini biliyor.

Geçtiğimiz yıl “internet şirketi olmak” şeklinde revize ettiği vizyonu da bu anlayışın göstergesi.

Nokia’nın hikâyesine yer yer değinmeye devam edeceğiz.

Şimdi W+K London tarafından hazırlanan meet your city projesine göz atalım.


Londra sokaklarında ilginizi çeken birini fotoğraflayıp siteye yüklüyorsunuz. Ardından neden o kişiyi fotoğrafladığınızı belirten bir mesaj yazıyorsunuz. İsterseniz seçtiğiniz kişinin tarzını yansıtan etiketler de ekleyebilirisiniz. Son olarak fotoğrafı nerede çektiğinizi işaretliyorsunuz.
“Connecting People” logolu mini posteriniz Londra haritasında yerine yerleşiyor.
Harita üzerinde dolaşarak diğerlerinin fotoğraflarını ve ilginç mesajlarını görebilirsiniz.

Son zamanlarda rastladığımız en orijinal fikir olmayabilir ancak büyük bir markanın“sosyal networkler”, “içerik jenerasyonu” ve “yaratıcı tüketici” kavramlarına duyarlılığını göstermesi açısından iyi bir örnek olduğunu düşünüyorum.

Bir de şu “connecting people” sloganının yıllara meydan okuyuşuna hayret etmemek mümkün değil. Sadece iki kelime, büyük öngörü!

21 Mart 2008 Cuma

tek duygu, yüzlerce yorum















The Ones We Love, “sevdiklerinizin sizin için anlamını fotoğraflayın” fikriyle ortaya çıkmış bir proje.

Dünyanın her tarafından genç fotoğrafçılar, fotoğrafladıkları kişiyle ilişkilerini anlatan küçük bir not eşliğinde bu ilişkiyi yansıtan 6 kare fotoğraf sunuyor.

Farklı zihinlerin aynı duyguyu yorumlayışlarını izlemek, birilerinin hayatlarındaki en özel insanları görmek ilham verici.

reklamın ustaları meslek ve hayat üzerine konuşuyor



















Marka stratejisti Erol Batislam, reklamcılık üzerine ilginç ve kaliteli içerik sunan blogunda dünya reklam ustalarını ağırlamaya devam ediyor.

Daha önce usta reklamcı Jeremy Bullmore’la yaptığı söyleşiyi bir solukta okumuştuk.

Şimdi de “stratejik planlama tanrısı“ Jon Steel’le yapılmış harika bir söyleşiyle karşı karşıyayız.

“Reklam üstü düşünceler toplu gösterisi” ismini taşıyan blogda ustalara saygı kuşağının dışında, reklamcılık, hayat ve fikirler ekseninde rafine edilmiş iyi yazılar ve sunumlar bizi bekliyor.

http://batislam.blogspot.com


Etiketler: , ,

17 Ocak 2008 Perşembe

sosyal sorumlulukla farklılaşmak

Kanada orijinli reklam ajansı TAXI, 15. yılında evsizler için -15 dereceye kadar koruma sağlayan, su geçirmez bir ceket tasarlamış.
Bununla da yetinmemişler: Ajansın kreatif direktörü Steve Mykolyn, bir buzhanede 8 saat geçirerek ürünü bizzat test etmiş.
Ortaya konuşulmaya değer bir sosyal sorumluluk projesi çıkmış.
Detaylar burada
Test videosu şurada